Merhaba ağabeylerim ve hanım ablalarım.
Bu yazımı aslında artık anlatacak kimsem olmadığı için yazıyorum.
oldukça içten , samimi bir üslup ile. biraz nahoş , biraz da alaturka bir hüzün ile kendimi , olabildiğince kendime açıklayacağım.
mesela içilen bir kahvenin 40 yıl hatırı var derler. şahsen günümüzde böyle bir hatıra ve dostluğa rastlamış değilim.aman aman korkmayın sakın isyan eden
ve yaşadığı hayata küsen biri değilim , en azından isyan edemeyecek kadar lüks içerisindeyim. sonuçta karnımız doyuyor ve başımızı sokacak bir evimiz var değil mi ?
Arkadaşlık , dostluk demişken bu konuya da değinmek istiyorum. arkadaşlık ve dostluk. kulağa güven veriyor değil mi ? herkes ebedi dostluklar , arkadaşlıklar
kurmak istemez mi , yada sırtını yaslayacak bir insan. Maalesef dostluk ve arkadaşlık birer düşmandan öteye gidemez değil mi ?
yada düştüğünde ilk önce güvendiklerin vurmaz mı sırtından ?
Ben insanın en yakın dostunun aynada gördüğü ve ailesi olduğuna inananlardanım.
yada hayaller...hayaller insanı asla kandırmayan , sizi asla yarı yolda bırakmayan ebedi dostu değil midir ?
o vakit insan bildiği halde neden dostluk kurar ? , bu satırları kazık yemiş bir asosyal kişiliğin aklından geçenler olarak adlandırabilirsiniz.
fakat düşüne bilecek kadar çok vaktim oldu. ne kadar dersen 2 yıl kadar bir süre. sanırım bu sözler idealleri için 2 yıl asosyal ve asalak bir şekilde yaşayan
bir gencin sözleri. geçen koskoca 2 yıl , abartısız 2 yıl boyunca pc başından kalkmayan arkadaşı olmayan dışarı çıktığında gözleri kamaşan bir genç idim.
inanın bunları neden yazdığımı bilmiyorum belki birinin okuması belki içimi dökmek. açıkcası önemli değil pek.
şuan ki düşüncelerin bunlar. mesela ben yolda kız gördüğümde fiziğine öküz gibi bakan bir insan değilim , fiziğinden çok kalbine dokunmak istiyorum.
sevmek sevilmek istiyorum , kalbi kocaman olan bir insan ile karşılaşmak. bu yüzden 2 yıldır sevgilimde olmadı açıkçası.
hayal kurmayı çok severim.
düşünmek. mutluyken mutsuz olabiliyorum. ruh halim epey ilginç. ruh haline göre müzik dinleyen değil müziğe göre ruh halini şekillen direnler denim.
yani açıkçası daha çok yazmak isterdim fakat gerekli olduğunu sanmıyorum. iyi sabahlar , günler , geceler.
Bu yazımı aslında artık anlatacak kimsem olmadığı için yazıyorum.
oldukça içten , samimi bir üslup ile. biraz nahoş , biraz da alaturka bir hüzün ile kendimi , olabildiğince kendime açıklayacağım.
mesela içilen bir kahvenin 40 yıl hatırı var derler. şahsen günümüzde böyle bir hatıra ve dostluğa rastlamış değilim.aman aman korkmayın sakın isyan eden
ve yaşadığı hayata küsen biri değilim , en azından isyan edemeyecek kadar lüks içerisindeyim. sonuçta karnımız doyuyor ve başımızı sokacak bir evimiz var değil mi ?
Arkadaşlık , dostluk demişken bu konuya da değinmek istiyorum. arkadaşlık ve dostluk. kulağa güven veriyor değil mi ? herkes ebedi dostluklar , arkadaşlıklar
kurmak istemez mi , yada sırtını yaslayacak bir insan. Maalesef dostluk ve arkadaşlık birer düşmandan öteye gidemez değil mi ?
yada düştüğünde ilk önce güvendiklerin vurmaz mı sırtından ?
Ben insanın en yakın dostunun aynada gördüğü ve ailesi olduğuna inananlardanım.
yada hayaller...hayaller insanı asla kandırmayan , sizi asla yarı yolda bırakmayan ebedi dostu değil midir ?
o vakit insan bildiği halde neden dostluk kurar ? , bu satırları kazık yemiş bir asosyal kişiliğin aklından geçenler olarak adlandırabilirsiniz.
fakat düşüne bilecek kadar çok vaktim oldu. ne kadar dersen 2 yıl kadar bir süre. sanırım bu sözler idealleri için 2 yıl asosyal ve asalak bir şekilde yaşayan
bir gencin sözleri. geçen koskoca 2 yıl , abartısız 2 yıl boyunca pc başından kalkmayan arkadaşı olmayan dışarı çıktığında gözleri kamaşan bir genç idim.
inanın bunları neden yazdığımı bilmiyorum belki birinin okuması belki içimi dökmek. açıkcası önemli değil pek.
şuan ki düşüncelerin bunlar. mesela ben yolda kız gördüğümde fiziğine öküz gibi bakan bir insan değilim , fiziğinden çok kalbine dokunmak istiyorum.
sevmek sevilmek istiyorum , kalbi kocaman olan bir insan ile karşılaşmak. bu yüzden 2 yıldır sevgilimde olmadı açıkçası.
hayal kurmayı çok severim.
düşünmek. mutluyken mutsuz olabiliyorum. ruh halim epey ilginç. ruh haline göre müzik dinleyen değil müziğe göre ruh halini şekillen direnler denim.
yani açıkçası daha çok yazmak isterdim fakat gerekli olduğunu sanmıyorum. iyi sabahlar , günler , geceler.

İstediğin gibi yaşa , hayatında tatminsizlikler hayal kırıklıkları varsa dümdüz bir boru değildir ki bu ? Etrafına bak tutkuyla isteyeceğin şeyler vardır olacaktır , kendin içindeki gücü bul ve ilerle .

Yorum