Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Panik atak ilaçla tedavi edilemez !!!

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • #16
    ALAH ALLAH ...
    panik atak nerde ...??????
    bunlar her panik ataklıda oluyormuki ...????
    bulutlar ağlamazsa yeşillikler nasıl güler ....

    Yorum


    • #17
      Orjinal yazı sahibi: megane View Post
      17 yaşlarındaydım...
      yatarken birdenbire sanki kafamın içinde bi hışırtı duymuştum !!!
      ve bu beni çok korkutmuştu..yatamadım tabi.. sonra tuvalete kalktım, içimden sanki ölecekmişim gibi bi duygu kabardı birden...sonra ne olduğunu anlamadım kendimi kaybedip sırtüstü düştüm...
      bayılmamıştım ama simsiyah bi perde inmiş gibiydi gözlerime...
      kendimi bırakmış ölümü bekliyodum adeta...
      başımda annemin ağlamasını hatırlıyorum...
      annem hemşire olduğu halde ne yapacağını şaşırmıştı... bir eli nabzımın üstündeydi diğer eliyle de suratımı ıslatıyodu...
      tamam anne bırak da kalkıyım dedim birden...iyiyim bişeyim yok...
      ne oldu oğlum diye sordu ?
      nabzın o kadar düştü ki dedi, öldüğünü zannettim !!!
      ölmedim işte dedim...iyiyim bişeyim yok...
      olmaz dedi. hemen hazırlan seni bizim hastaneye götürücem...
      gün ağarmıştı zaten...giyindim hastaneye gittik...beyin tomografisi falan çekildi, kan ve idrar tahlilleri yapıldı vs vs...
      sonuç : hiçbişey çıkmadı !!
      bütün tetkikler normaldi...
      psikiyatriye sevkettiler sonra...
      doktor akineton yazmıştı bana ilk seferde...sıkıntı bastığı zaman al dedi...
      sonraki günler gece olmasını adeta istemiyodum...sesizlik bana ölüm gibi geliyodu ! başımdaki ufak radyo bütün gece açıktı...akineton attığım zaman da titreme basıyodu. vücudum resmen sarsılarak titriyodu... o ilacı hiç sevemedim zaten...gündüzleri tamamen normaldim..geceye doğru da kafayı çekip geliyodum eve..annem çok üzülüyodu zavallı...ama ne yapsın birşey de söylemiyodu...günler öyle gelip geçti...1 sene sonra yurtdışına çıktım...yaklaşık 2,5 sene falan avrupada kaldım...orada panik atağın tesiri azalmış gibiydi ama yine de tam geçmemişti...
      bu öyle bir mikroptur ki bir defa insana yapışmayagörsün...
      sonra amcamın ağır hastalandığı haberi gelince ben tekrar istanbula döndüm. hem de tam son nefesini verme anında yetiştim...elleri ellerimdeyken can vermişti...birkaç ay sonra da babaannem vefat etti...işte o zaman yıkıldım resmen !!! babannemi çok severdim,çocukluğum onunla geçmişti...avrupada biriktirdiğim biraz param vardı.mezarını o parayla yaptırdım...sonra hergün mezarını ziyarete gitmeye başladım..aylarca sürdü bu...mezarlıktaki o sessizliği çok seviyodum biliyomusunuz...kimseler yoktu...sadece rüzgarın hafif sesi vardı, bir de güneşin sıcaklığı...dua falan da okumuyodum. sadece mezarın başında öylece oturuyodum saatlerce...
      sonra bigün biri yanıma geldi,kusura bakma evladım dedi. ne zaman geçsem şu yoldan hep seni görüyorum..ben burada çalışıyorum da dedi...yaşın çok genç üzüldüm haline...hergün gelinmez oğlum dedi!!! yaşamadan toprağa mı gireceksin ??
      hayatın manası ne ki amca dedim?? benim için burası daha iyi...adam gittikten sonra bana bi ağlama geldi..dedim ey yarabbi ! en sevdiklerimi elimden aldın..beni niye yaşatıyosun ?? bak işte hergün buradayım zaten..hazırım gitmeye...
      sonraki günler yavaş yavaş azaldı mezarlığa gitmelerim..bu sefer de kendimi kitap okumaya vermiştim..bütün gün kitaplar okuyodum...sanki o kitaplarda bişeyler bulmak içindi bu !!! aradığım neydi ?
      hakikat ...
      hayatın ne olduğunu çözmek niye burada olduğumu ve niye yaşadığımı bilmek...sonra dernekleri dolaşmaya başladım...ruh madde derneği türünden yerler...gördüm ki o derneklerde de arayışa girmiş benim gibi yığınla insan var...hiç tatmin olmamıştım...ruhçuların o saçma konuşmaları kesinlikle bana hitap etmiyodu...tıpkı dinci yobazların insanı dinden soğutmaları tarzında birşey...sadece samimi olduğum iki tane kadın vardı orada..onlar da beni çok severdi bunu hissetmiştim...bigün dediler ki biz mübarek birini tanıyoruz gel seni de tanıştıralım...tamam dedim hemen gidelim...gittik, karşıma 100 yaşına yakın bi dede çıkmıştı..elini öptüm ,boynumun sağ tarafına bi tokat attı !! namaz kılıyomusun dedi ? dedim yok efendim...bu işler namazsız olmaz dedi. hadi bakalım devam et...eve gider gitmez seccadeyi serip namaza durdum !!! sonra aynı gece şöyle bir rüya gördüm : uzay boşluğundan dünyaya bakıyorum...mahşer yeri gibi kalabalık. insan kitleleri seller gibi akıyo her tarafa..ve ben kesinlikle oradan uzaklaşıp kaçmak istiyorum..baktım dedeyi yanımda gördüm...elimden tuttu ve gel dedi...beni takip et...
      işte bendeki panikatağın tamamen sonlandığı geceydi o gece...
      arkadaş doğru söylüyor inanmanızı şiddetle tavsiye ederim ama ardından gelecek büyük fırtınadan habersiz bu p.a. ı aratacak şöyleki sizde potansiyel varsa hep kaybedecek birşeyleriniz olacaktır potansiyelin kelime anlamı size birşeyler ifade ediyordur umarım sorun psikolojik değil biyolojik kendine başka yol bulacak başka şekillerde tehdit edecek bunun sonu gelmeyecek nasıl davranırsanız davranın nasıl yaşarsanız yaşayın tedavi olmazsanız hep korkacak birşeyleriniz olacak

      Yorum


      • #18
        bugün toplumsal bilinç insan ruhunu esir alan bir canavara dönüşmüştür !!!
        tekrar tekrar haberler,reklamlar,moda,globalleşme,internet,yeni yeni icatlar vs vs...
        bu normal birşey değil...bunu düşünün...
        hastalık tam burada !!!
        ruhsal hastalıklar sebepsiz yere oluşmazlar...
        sizin göremediğiniz şeyi ruhunuz görünce vücudunuza huzursuzluk sinyalleri gönderir...sizi uyarır, ortada yalnış giden birşeyler var der ! ben tehlikedeyim der...
        avcılar hayvanın çevresini kuşatıp pusuya yatarlar...o anda garip bir şekilde hayvan huzursuzluk belirtileri göstermeye başlar...kulaklarını diker,dikkat kesilir...ortada görünen birşey yoktur amma ve lakin hayvan tehlikeyi sezmiştir...
        yahu allah aşkına biraz düşünün,akledin...anlamak zorundasınız !!!!
        başka türlü kurtuluş yok...mümkün değil...
        sizi huzursuz eden,korkutan,şüphelere düşüren şey başınızdaki tehlikeyi gören ruhunuzdur...
        insan sebepsiz yere korku duymaz ! sebebi vardır...
        bu durumu ilaçla tedaviye kalkmak ,tehlikeyi geçirmek bir yana ,kulaklarına pamuk tıkamak ve gözlerini bağlamak gibidir !!!
        olayın özünü bilmeden vücudu uyuşturmak suretiyle sakinleşmesini sağlamak aslında başlı başına bir cinnettir !!!
        doktorlar bunu yapıyorlar ve adına da psikiyatri denmiş !!!
        o ilaçları yazan çoğu doktor kendileri de kullanıyorlar zaten...
        zira kendileri de hem aciz hem de hasta durumdalar !!!
        ruhunuzun gözleri açılsaydı da çevrenizi sarmış olan o kan emicileri bir görebilseydiniz !!!
        akrepler,yılanlar,çiyanlar,uzaylılar,vampirler...
        her yerdeler...
        ruhun feryadını duymak zorundasınız...
        uyanmak zorundasınız...
        allah demelisiniz yürekten...
        ya rabbi beni kurtar...
        senden başka sığınacak kimsem yok...
        maddeci bilinç, maddeyi ve onun bağlı olduğu kanunları mutlak realite kabul ettiği için tanrıyı ve ruhun varlığını otomatikman devre dışı bırakır...
        ve bu durum milyarlarca insanın bilinç altına daha çocukluktan itibaren nüfuz eder..
        kişi her ne kadar allaha inandığını diliyle söylese de allah kavramı ona pek de birşey ifade etmez...böylece dünya hayatına yoğunlaşır ve hayatla boğuşmaya başlar...
        şöyle düşünür : çalışmazsam aç kalırım, aç kalırsam ölürüm...
        klasik maddeci düşünüş her zaman böyle işler...
        allah kerim yahut allah verir dediğiniz zaman çevrenizde tepkiyle karşılanırsınız !
        allah çalışana verir derler...
        sanki çalışmayana vermiyor !!!
        altında inkar vardır bu sözlerin !
        niye ?
        çünkü aklı da fikri de tamamen maddesel kanunlarla bağlanmış...
        maddeye esir...
        başka türlü düşünebilmesi beklenemez zaten...
        tabirimi hoşgörün ama toplumda allahı adam yerine koyan insan sayısı neredeyse yok gibidir !!!
        allaha dua ettim ama muradımı vermedi !!!
        bu söze dikkat buyurun !!
        yani ???
        ne demek istiyor ???
        yoktur demeye getiriyor...
        itiraf edin artık...
        hemen her insanda bu var...
        yüzüne karşı gerçeği söylesen seninle kavga bile eder !!!!
        netice itibarıyla şunu söylüyorum :
        sizi allahtan gayrı kurtaracak ne bir doktor ne de bir ilaç vardır !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
        kurtuluş sadece ondan gelir...
        yeter ki yüzünüzü ona dönün...
        onun karşısındaki hiçliğinizi ve acziyetinizi anlayın..
        nefsinize paye çıkartmayın...
        onun karşısında kendinizi ne kadar günahkar görüp aşağılarsanız o nispette yükselirsiniz...
        din aslında bir aşk işidir...
        tanrı, insanı kendi zatına muhatap tuttuğu için yaratmıştır...
        ve bizleri türlü türlü şekillerde dener...
        imtihanı anlamazsınız bile...
        niye ?
        çünkü gönlünüz orda değil ...
        gönlünüz dünya mallarında dolaşıyor...
        daha daha diyor...

        Yorum


        • #19
          Orjinal yazı sahibi: ilksen
          bu başlığı kilitliyorum,
          demek istiyorum ama beceremiyorum..

          ya arkadaşlar, hani başımıza bırakın ulvi şeyler gelmesini, güzel bir rüya bile görünce "sus anlatma" denir.. doğrusuda odur.. böyle forumlara yazılır mı...

          neydi o ahmet ümit in kitabı vardı bab-ı esrar.. niyeyse o geldi aklıma..
          neyse hayırlısı bakalım...

          kendi kendime "ne gerek var şimdi bunu yazıyorsun" diyorum ama engel olamıyorum işte kendime.. şimdiki psikolojim öyle tetikliyor beni..
          Foruma moderatör lazım ilksen ve diğerlerini görev başında görmek istiyorum

          Yorum

          İşleniyor...
          X