renkli bir kişilik...her an her şleyi yapabilir. ağlayabilir, gülebilir, parasını son kuruşuna kadar harcayıp günlerce aç gezebilir. birden tıkanana kadar yemek yiyebilir. hayata delice bağlanıp saksıda çiçek alır, sonra bakmayı unutur, hayattan nefret eder bir avuç hap içer... sevgilisi terkedecek diye (aslında böyle bir ihtimal yoktur) bileklerini keser. hatta her kavgada ufak çizikler atar..birden kafasına eser tüm parasını resim malzemelerine yatırır ressam olur, sonra taksitle laptop alır yazar olur.ama hiç biri devam etmez. sevişirken "ne kadar acı, o kadar zevk" ilkesiyle çalıştığı için çoğu kez işi bitince " bu ben miyim, ne yaptım" diye ağlar.tekrar kendine zarar verir...
vs. vs. vs.
arkadaşlarım, " hayatımızda sen omasaydın çok sönük bir üniversite geçirecektik" derlerdi.
şimdiye kadar panik atak, depresyon, anksiyete dahil bir çok tanıyla onlarca ilaç kullandım. ama sonuç sıfır..zaten çoğuna devam etmedim. ben hiç bir şeye devam etmedim ki...
en son geçen hafta nişanlımla ayrılma noktasına geldiğimizde,, odama gittim,, dolorex ve lustralleri avucuma boşalttım ve içtim. sonuç: enzimleri tavan yapmış berbat bir karaciğer, neredeyse delik bir mide, pişmanlık, oh iyi ki yaptımlar, neden ben' ler, niye kurtuldum'lar, ben deli miyim'ler...
hastanede yattığım sürece çok tatlı bir doktor hanımla görüştük. doktor hüsna...her şeyi anlattım. şimdiye kadar kimseye anlatamadıklarımı...kendimden nefret ettiğim zamanları...gizli sapkınlıklarımı, hep bir kaç kişiyi birden yaşıyormuşum hissini, kollarımdaki kesikleri..korkularımı...
tanı: borderline kişilik bozukluğu...
ne olduğunu sormadım. bi ilaç verdi adı aklımda değil. zaten midem ve enzimlerim düzelince başlayacağım.
eve geldim güç bela.zorla çıktım hastaneden. hemen nete geldim. araştırdım...
aranızda düzelen var mı????lütfen dua edin...ben bu değilim ve olmak istemiyorum.
yılmaz odabaşının bir dizesi vardı. kendime ithaf ediyorum:
"buysan öleceğim,
başkası olursan da kimi seveceğim?"
vs. vs. vs.
arkadaşlarım, " hayatımızda sen omasaydın çok sönük bir üniversite geçirecektik" derlerdi.
şimdiye kadar panik atak, depresyon, anksiyete dahil bir çok tanıyla onlarca ilaç kullandım. ama sonuç sıfır..zaten çoğuna devam etmedim. ben hiç bir şeye devam etmedim ki...
en son geçen hafta nişanlımla ayrılma noktasına geldiğimizde,, odama gittim,, dolorex ve lustralleri avucuma boşalttım ve içtim. sonuç: enzimleri tavan yapmış berbat bir karaciğer, neredeyse delik bir mide, pişmanlık, oh iyi ki yaptımlar, neden ben' ler, niye kurtuldum'lar, ben deli miyim'ler...
hastanede yattığım sürece çok tatlı bir doktor hanımla görüştük. doktor hüsna...her şeyi anlattım. şimdiye kadar kimseye anlatamadıklarımı...kendimden nefret ettiğim zamanları...gizli sapkınlıklarımı, hep bir kaç kişiyi birden yaşıyormuşum hissini, kollarımdaki kesikleri..korkularımı...
tanı: borderline kişilik bozukluğu...
ne olduğunu sormadım. bi ilaç verdi adı aklımda değil. zaten midem ve enzimlerim düzelince başlayacağım.
eve geldim güç bela.zorla çıktım hastaneden. hemen nete geldim. araştırdım...
aranızda düzelen var mı????lütfen dua edin...ben bu değilim ve olmak istemiyorum.
yılmaz odabaşının bir dizesi vardı. kendime ithaf ediyorum:
"buysan öleceğim,
başkası olursan da kimi seveceğim?"


<br /><br /><br />kotuleri alkıslıyorum hayatları mahvetmek konusunda cok basarılılar!!!!
Yorum