şu an inanılmaz kötü bir psikolojideyim arkadaşlar. fiziksel olarakta, ruhen de çökmüş durumdayım. artık, yaşamak çekilmez bir hal almaya başladı bende. hep böyle mutsuz bir şekilde yaşayacakmışım gibi geliyor. bir türlü istediklerimi gerçekleştiremedim. sanki birileri benimle oyun oynuyor. ve bende bu oyunu bozmaya karar verdim.
şu an bu yazıyı bile isteksiz yazıyorum. normalde insan içindeki sıkıntıları başkalarına anlatmak ister. hele epey dolmuşsa ilk gördüğü insana içini dökmek ister, rahatlamak ister. ama bende bu bile yok artık. gerçekten şaşırıyorum nasıl bu hale geldim diye. sık sık ağlamaktan yoruldum, soğudum her şeyden. nefret ediyorum insanlardan, bu iğrenç düzenden. düşündüğümde tek tebessüm ettiğim canlı türü masum hayvanlar. tek üzüldüğümde...
beni bu duruma getiren neden, lisede gittiğim okul galiba. liseyi bitireli 5 sene olmasına rağmen hala etkilerini atamadım. orda, 3 sene okumak zorunda kaldığım yaratıklar benim kişiliğimi değiştirmem de etkili oldu. liseden önce çok eğlenceli biriyken lise 2 den sonra içime kapanık bir insan oldum. insanlarla iletişimim zayıfladı. lise biter bitmez eve kapadım kendimi. günümün büyük bir kısmını bilgisayar başında geçirmeye başladım. yavaş yavaş arkadaşlarımla iletişimi kestim. en yakın arkadaşımı bile aramamaya başladım. o da benim gibi aramasa daha önce bitebilirdi arkadaşlığımız. en sonunda o da benim bu davranışıma tepki koymak için aramamaya başladı. haklı da, bunun için kızamam ona. 1,5 senedir görüşmüyorum onunla. ne o beni aradı ne ben onu. diğer görüştüğüm bir kaç arkadaşla da aynı nedenden görüşmüyoruz. şu an çok yalnız hissediyorum kendimi. buna rağmen insanların bulunduğu ortamlara girmemeye gayret gösteriyorum. insanlarla muhattap olmak zor geliyor bana. lisedeki tek nöronlu yaratıklar beni insanlardan soğuttu... bununla ilgili çok fazla detaya girmek istemiyorum, yazıyı olabildiğince kısa tutmak adına. tek diyeceğim kötü insanlardı. iyi bir ortamda okumadım yani. keşke diyorum beni ders çalıştırmaya yönlendirecek bir ailem olsaydı, biraz umursasalardı beni. o zaman belki de bir anadolu lisesinde olacaktım. ve şu an büyük ihtimal bir üniversitede olacaktım. ama olmadı malesef
sorunlarım keşke bunlarla sınırlı kalsa. daha başka dertlerim de var. şu an 22 yaşındayım. her sene sınava çalışmadan girdim ve kazanamadım sınavı. içimde istek olmasına rağmen bir türlü başlangıcı yapamadım. dile kolay 5 sene arkadaşlar. geriye dönüp baktığımda boşa giden senelerimi görüyorum ve çok üzülüyorum. aslında geçen sene kazanmıştım bir bölümü ama oradan kaydımı sildirdim. iyi bir bölüm değildi çünkü. ama kaydımı sildirmemin en önemli sebebi bu psiklojik çöküntümdü. ve yine gelmiştim hapishaneme. ama bu sefer daha da kötüye gittiğimi fark ettim. sinirlerim baya bir yıprandı. gelmeseydim, biraz daha dayansaydım belki de düzelecektim. iyi arkadaşlıklar da kurmuştum aslında... birileri benimle oyun oynuyor cümlesini bunun için dedim. benim için hangi seçenek kötüyse nedense ben hep o kötüyü buluyorum. yine tek dostum bilgisayarımla baş başa kaldım. beni en iyi tanıyan oydu.
ailemle de iletişimim bozuk. çok kez kavga ettim onlarla. küçüklüğümden beri iletişimimiz iyi olmadı zaten. onlarla muhabbetim 3 5 cümleyi geçmez genelde. bu durum insanlarla muhattap olduğumda, çok konuşmak zorunda kaldığımda bana şöyle yansıyor; biraz konuştuğumda hemen sesim kısılıyor. hasta mısın diye sorduklarında evet ediyorum. bilseler az konuştuğumdan ses kondüsyonunu kaybettiğimi. trajikomik bir durum.
şu ana kadar kimseye anlatmadığım dertlerimi buraya yazıyorum. bu sefer yazmak zorunda hissettim kendimi, isteksiz olsamda. en azından ölürsem bilgisayarımı incelediklerinde, neden öldüğü bilsinler diye. çünkü tam bir kapalı kutuyum. benimle ilgili öldüğümde fikir edinecekler, ne kadar acı...
son 5 6 senem insanlardan kaçarak geçti. hep yalnız kalmak istedim. bir türlü beni bu durumdan kurtaracak bir kişi çıkmadı karşıma. gerçi bunda benimde payım olmuştur; çünkü hep kaçtım insanlardan. kızlardan da kaçtım, arkadaşlarım gay misin dediler. değilim dedim, ama neden kaçtığıma dair mantıklı bir gerekçe sunamadım. söyleyemedim sorunlarımdan kaynaklı olduğunu. şimdi farkına vardım, tam bir yabani gibi davranıyor muşum.
şu anki durumumdan bahsedeyim. beni intihara her zamankinden daha çok yaklaştıran durumumdan. üniversiteden kaydımı sildirdiğimde aileme çok ders çalışıp seneye tekrar sınava gireceğimi söyledim, iyi bir üniversite kazanma sözü verdim. ama sözümü tutamadım malesef. aslında 1 hafta iyi çalışmıştım ama sonra tekrar eski halime döndüm. yine bilgisayarla çok vakit geçirmeye başlamıştım. doğal olarak sınavdan da düşük bir puan aldım. ve kazanamadım. ama bunu aileme söyleyemedim. daha fazla üzmek istemedim onları. duygusal davranıp yalan söyledim
annem sınav sonucu açıklandığı zaman heyecanla yanıma gelip sonucu sorduğunda kazanamadım diyemedim. 3 gün sonra beni üniversite için başka bir şehire gideceğimi sanıyorlar. ama galiba mezara gidicem. bu yalan bana ağır geldi. bunun altından kalkamıcam. gerçeği açıklayacak bir psikolojiye de sahip değilim şu an. gerçekten zor bir durumdayım.
artık kendimi ciddi ciddi sorgulamaya başladım. düşünün 5 senedir üniversite işleriyle uğraşıyorum. sadece kısa bir süre bir işte çalıştım. 5 rakamı, çökmüş psikolojim ve son olay beni inanılmaz sinirlendiriyor. ben ne yaptım diyorum. hem de her sene bu sefer çok ders çalışıcam dememe rağmen. sinir sistemim bozuldu bunları düşünmekten. hatalarımdan ders almamışım. artık bu kadar hatayla yaşamamın doğru olmadığına karar verdim. aslında daha önce, 17 yaşında intihara kalkışmıştım, 10 15 tane ilaç yutmuştum ama şiddetli baş ağrısı olmuştu sadece. bunu sadece bir arkadaşım biliyor. hala nasıl ölmediğime şaşıyorum. içtiğim ilaçlar ağrı kesiciydi hem de. ama o ilacın etkileri hala devam ediyor. en küçük şeyde midem bulanıyor. eğildiğim de bile. keşke o gün her şey bitseydi de şu an bu sıkıntılar içinde boğuşmasaydım.
şimdi soruyorum sizlere intiharın dışında bana bir çözüm önerebilir misiniz? siz de bu yazılanları okuduğunuz zaman eminim bana hak vereceksiniz.
şu yazdıklarımı okuduğum zaman intiharın tek çözüm olduğunu tekrar gördüm. gerçekten ben bitmişim. pazartesi günü siyanür alıcam, salı günü büyük ihtimalle ölüyüm. okuyan arkadaşlara teşekkürler.
şu an bu yazıyı bile isteksiz yazıyorum. normalde insan içindeki sıkıntıları başkalarına anlatmak ister. hele epey dolmuşsa ilk gördüğü insana içini dökmek ister, rahatlamak ister. ama bende bu bile yok artık. gerçekten şaşırıyorum nasıl bu hale geldim diye. sık sık ağlamaktan yoruldum, soğudum her şeyden. nefret ediyorum insanlardan, bu iğrenç düzenden. düşündüğümde tek tebessüm ettiğim canlı türü masum hayvanlar. tek üzüldüğümde...
beni bu duruma getiren neden, lisede gittiğim okul galiba. liseyi bitireli 5 sene olmasına rağmen hala etkilerini atamadım. orda, 3 sene okumak zorunda kaldığım yaratıklar benim kişiliğimi değiştirmem de etkili oldu. liseden önce çok eğlenceli biriyken lise 2 den sonra içime kapanık bir insan oldum. insanlarla iletişimim zayıfladı. lise biter bitmez eve kapadım kendimi. günümün büyük bir kısmını bilgisayar başında geçirmeye başladım. yavaş yavaş arkadaşlarımla iletişimi kestim. en yakın arkadaşımı bile aramamaya başladım. o da benim gibi aramasa daha önce bitebilirdi arkadaşlığımız. en sonunda o da benim bu davranışıma tepki koymak için aramamaya başladı. haklı da, bunun için kızamam ona. 1,5 senedir görüşmüyorum onunla. ne o beni aradı ne ben onu. diğer görüştüğüm bir kaç arkadaşla da aynı nedenden görüşmüyoruz. şu an çok yalnız hissediyorum kendimi. buna rağmen insanların bulunduğu ortamlara girmemeye gayret gösteriyorum. insanlarla muhattap olmak zor geliyor bana. lisedeki tek nöronlu yaratıklar beni insanlardan soğuttu... bununla ilgili çok fazla detaya girmek istemiyorum, yazıyı olabildiğince kısa tutmak adına. tek diyeceğim kötü insanlardı. iyi bir ortamda okumadım yani. keşke diyorum beni ders çalıştırmaya yönlendirecek bir ailem olsaydı, biraz umursasalardı beni. o zaman belki de bir anadolu lisesinde olacaktım. ve şu an büyük ihtimal bir üniversitede olacaktım. ama olmadı malesef

sorunlarım keşke bunlarla sınırlı kalsa. daha başka dertlerim de var. şu an 22 yaşındayım. her sene sınava çalışmadan girdim ve kazanamadım sınavı. içimde istek olmasına rağmen bir türlü başlangıcı yapamadım. dile kolay 5 sene arkadaşlar. geriye dönüp baktığımda boşa giden senelerimi görüyorum ve çok üzülüyorum. aslında geçen sene kazanmıştım bir bölümü ama oradan kaydımı sildirdim. iyi bir bölüm değildi çünkü. ama kaydımı sildirmemin en önemli sebebi bu psiklojik çöküntümdü. ve yine gelmiştim hapishaneme. ama bu sefer daha da kötüye gittiğimi fark ettim. sinirlerim baya bir yıprandı. gelmeseydim, biraz daha dayansaydım belki de düzelecektim. iyi arkadaşlıklar da kurmuştum aslında... birileri benimle oyun oynuyor cümlesini bunun için dedim. benim için hangi seçenek kötüyse nedense ben hep o kötüyü buluyorum. yine tek dostum bilgisayarımla baş başa kaldım. beni en iyi tanıyan oydu.
ailemle de iletişimim bozuk. çok kez kavga ettim onlarla. küçüklüğümden beri iletişimimiz iyi olmadı zaten. onlarla muhabbetim 3 5 cümleyi geçmez genelde. bu durum insanlarla muhattap olduğumda, çok konuşmak zorunda kaldığımda bana şöyle yansıyor; biraz konuştuğumda hemen sesim kısılıyor. hasta mısın diye sorduklarında evet ediyorum. bilseler az konuştuğumdan ses kondüsyonunu kaybettiğimi. trajikomik bir durum.
şu ana kadar kimseye anlatmadığım dertlerimi buraya yazıyorum. bu sefer yazmak zorunda hissettim kendimi, isteksiz olsamda. en azından ölürsem bilgisayarımı incelediklerinde, neden öldüğü bilsinler diye. çünkü tam bir kapalı kutuyum. benimle ilgili öldüğümde fikir edinecekler, ne kadar acı...
son 5 6 senem insanlardan kaçarak geçti. hep yalnız kalmak istedim. bir türlü beni bu durumdan kurtaracak bir kişi çıkmadı karşıma. gerçi bunda benimde payım olmuştur; çünkü hep kaçtım insanlardan. kızlardan da kaçtım, arkadaşlarım gay misin dediler. değilim dedim, ama neden kaçtığıma dair mantıklı bir gerekçe sunamadım. söyleyemedim sorunlarımdan kaynaklı olduğunu. şimdi farkına vardım, tam bir yabani gibi davranıyor muşum.
şu anki durumumdan bahsedeyim. beni intihara her zamankinden daha çok yaklaştıran durumumdan. üniversiteden kaydımı sildirdiğimde aileme çok ders çalışıp seneye tekrar sınava gireceğimi söyledim, iyi bir üniversite kazanma sözü verdim. ama sözümü tutamadım malesef. aslında 1 hafta iyi çalışmıştım ama sonra tekrar eski halime döndüm. yine bilgisayarla çok vakit geçirmeye başlamıştım. doğal olarak sınavdan da düşük bir puan aldım. ve kazanamadım. ama bunu aileme söyleyemedim. daha fazla üzmek istemedim onları. duygusal davranıp yalan söyledim
annem sınav sonucu açıklandığı zaman heyecanla yanıma gelip sonucu sorduğunda kazanamadım diyemedim. 3 gün sonra beni üniversite için başka bir şehire gideceğimi sanıyorlar. ama galiba mezara gidicem. bu yalan bana ağır geldi. bunun altından kalkamıcam. gerçeği açıklayacak bir psikolojiye de sahip değilim şu an. gerçekten zor bir durumdayım.artık kendimi ciddi ciddi sorgulamaya başladım. düşünün 5 senedir üniversite işleriyle uğraşıyorum. sadece kısa bir süre bir işte çalıştım. 5 rakamı, çökmüş psikolojim ve son olay beni inanılmaz sinirlendiriyor. ben ne yaptım diyorum. hem de her sene bu sefer çok ders çalışıcam dememe rağmen. sinir sistemim bozuldu bunları düşünmekten. hatalarımdan ders almamışım. artık bu kadar hatayla yaşamamın doğru olmadığına karar verdim. aslında daha önce, 17 yaşında intihara kalkışmıştım, 10 15 tane ilaç yutmuştum ama şiddetli baş ağrısı olmuştu sadece. bunu sadece bir arkadaşım biliyor. hala nasıl ölmediğime şaşıyorum. içtiğim ilaçlar ağrı kesiciydi hem de. ama o ilacın etkileri hala devam ediyor. en küçük şeyde midem bulanıyor. eğildiğim de bile. keşke o gün her şey bitseydi de şu an bu sıkıntılar içinde boğuşmasaydım.
şimdi soruyorum sizlere intiharın dışında bana bir çözüm önerebilir misiniz? siz de bu yazılanları okuduğunuz zaman eminim bana hak vereceksiniz.
şu yazdıklarımı okuduğum zaman intiharın tek çözüm olduğunu tekrar gördüm. gerçekten ben bitmişim. pazartesi günü siyanür alıcam, salı günü büyük ihtimalle ölüyüm. okuyan arkadaşlara teşekkürler.


Yorum