Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Çirkinim

Collapse
This topic is closed.
X
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • #31
    Orjinal yazı sahibi: VvVmerveVvV View Post
    peki tamm dök sen içini (:
    beni kaale almıyomuşsun gibi hissettim ama nese (;
    Öle bir saygısızlık yapmam merak etme

    Yorum


    • #32
      ama sana cevap yazmıyorum dedin (:
      "Özgürlük" diye böğürmeyi seversiniz hepiniz en çok; oysa ben, çevresinde çokca böğürme ve duman bulunan "büyük olaylara"a inanmayı unuttum

      Yorum


      • #33
        Orjinal yazı sahibi: VvVmerveVvV View Post
        ama sana cevap yazmıyorum dedin (:
        yok seni eleştirmek amaçlı yazmıyorum demek istedim. yanlış anladın yada ben yanlış anlattım

        Yorum


        • #34
          Orjinal yazı sahibi: byank1 View Post
          yok seni eleştirmek amaçlı yazmıyorum demek istedim. yanlış anladın yada ben yanlış anlattım
          tamm anlıyorum sorun yok (;
          "Özgürlük" diye böğürmeyi seversiniz hepiniz en çok; oysa ben, çevresinde çokca böğürme ve duman bulunan "büyük olaylara"a inanmayı unuttum

          Yorum


          • #35
            Orjinal yazı sahibi: kafkef_92 View Post
            ona bakarsan 4-5 erkeği idare eden sözüm ona çok yetenekli kızlar da war... bunu nasıl açıklayacaksın?
            yok değil, onlar istisna oysaki benim sözünü ettiğim Türk Erkekleri çoğunluk. yetersiz mi kaldı açıklamam? evlenme kararı alırken; "ay artık ev işinden bıktım, evlenip evi kadına toparlatmanın, çamaşırı yıkatmanın, ütületmenin, yemeği yaptırmanın zamanı geldi" diye düşünmeyen kaç Türk Erkeği var? kesinlikle yok değil ama, onlar istisna =)
            Last edited by Twelfth; 21-01-2011, 12:50 AM.

            Yorum


            • #36
              Orjinal yazı sahibi: Twelfth View Post
              yok değil, onlar istisna oysaki benim sözünü ettiğim Türk Erkekleri çoğunluk. yetersiz mi kaldı açıklamam? evlenme kararı alırken; "ay artık ev işinden bıktım, evlenip evi kadına toparlatmanın, çamaşırı yıkatmanın, ütületmenin, yemeği yaptırmanın zamanı geldi" diye düşünmeyen kaç Türk Erkeği var? kesinlikle yok değil ama, onlar istisna =)

              bu dediklerin yaşı kemale ermiş evlilik programında gördüğüm yaşlı amcalara çok benziyor

              Yorum


              • #37
                19-24 yaşlarındaki gençlere, gelecek ve evlilikle ilgili fikirlerini sorduğumda neden hep Türk Erkeklerinden benzer cevap ve imalar alıyorum acaba? =)

                Yorum


                • #38
                  Orjinal yazı sahibi: Twelfth View Post
                  19-24 yaşlarındaki gençlere, gelecek ve evlilikle ilgili fikirlerini sorduğumda neden hep Türk Erkeklerinden benzer cevap ve imalar alıyorum acaba? =)
                  hepsimi öyle düşünüyor ALLAH aşkına yapma Birde genelde hep basma kalıp cevaplar verilir.ailesinden annesinden babasından nasıl gördüyse kız tarfıda erkek tarafıda hazır cevap veriyor.hep kızın kafasında şu vardır ipleri alimde elime her dediğimi yaptırim.neden çünkü çevresinde böyle sohbetler olur hep kadınlar arasında,erkek içinde öle derler ama evlilik öyle yürümez bence.herşeyi akışına bırakıp sevgiyle saygıyla dürüstlükle yürür evlilik.relax olmak lazım evlilikte.zaten her konuda güvendiğin beğendiğin insnala evlenıyorsun sonuçta.

                  Yorum


                  • #39
                    evliliğin nasıl olması gerektiği ayrı bi konu, ve o konuda sana katılıyorum. malesef anne-babalar ve çevre genç kız ve erkeklere, evliliği savaş arenası gibi anlatıyo, eğer ipleri eline almazsan şöyle olur böyle olur, aslında haklı da oluyolar. kız ipleri eline almadığı zaman, erkek iplerin elinde olmasından ötürü kendini kral filan sanıyo. ama dediğim gibi evlilik böyle olmamalı, sana katılıyorum, ben genelden söz ediyodum az önceki mesajlarımda. evlilik, 2 tarafın anlaştığı, 2 tarafın birbirinin gelişimine katkı bulunduğun, birbirlerinin açıklarını kapattığı ve eksiklerini tamamladığı bi kurum olmalı.anlayış, sevgi ve saygıyla yürütülmeli. ama bunun bilincinde olan -kız veya erkek- kaç kişi var? kızların masum olduğu iddia etmiyorum, ama erkeklerin hatalarının görmezden gelip sadece kadın milletinin suçlanmasından nefret ediyorum.

                    Yorum


                    • #40
                      Orjinal yazı sahibi: Twelfth View Post
                      evliliğin nasıl olması gerektiği ayrı bi konu, ve o konuda sana katılıyorum. malesef anne-babalar ve çevre genç kız ve erkeklere, evliliği savaş arenası gibi anlatıyo, eğer ipleri eline almazsan şöyle olur böyle olur, aslında haklı da oluyolar. kız ipleri eline almadığı zaman, erkek iplerin elinde olmasından ötürü kendini kral filan sanıyo. ama dediğim gibi evlilik böyle olmamalı, sana katılıyorum, ben genelden söz ediyodum az önceki mesajlarımda. evlilik, 2 tarafın anlaştığı, 2 tarafın birbirinin gelişimine katkı bulunduğun, birbirlerinin açıklarını kapattığı ve eksiklerini tamamladığı bi kurum olmalı.anlayış, sevgi ve saygıyla yürütülmeli. ama bunun bilincinde olan -kız veya erkek- kaç kişi var? kızların masum olduğu iddia etmiyorum, ama erkeklerin hatalarının görmezden gelip sadece kadın milletinin suçlanmasından nefret ediyorum.

                      Muhakak bir taraf haklı kadınlar haklı yada erkekler haklı demek zaten mantıklı değil söyliyenlerede aldırış etme bence.çünkü yok öyle bir şey.

                      Yorum


                      • #41
                        tartışmanın tatlıya bağlanması güzel, şimdilik herkese iyi geceler.

                        Yorum


                        • #42
                          Çevrene baktığında her sevgilisi olan güzel veya yakışlıklımı canım? anladığım kadarıyla beklediğin ilgiyi, sevgiyi istediğin kişilerden göremeyince sende kendine güven sorunu yaşamaya, kendini çirkin hissetmene neden olmuş. Tahminlerime göre 20'li yaşlarda genç bir arkadaşsın. Özellikle bu yaşlarda karşı cinsten reddedilme, kişide büyük bir özgüven eksikliği yaratıyor.

                          Bizler özellikle hayatımızda biri olunca, güzel veya yakışıklı olduğumuzu düşünür ve bunun onaylandığını hissederiz.Emin ol senin hissettiklerini birçoğumuz dönem dönem hissettik. Bu yaşadığın durum hayatına birilerin girmesiyle ortadan kalkacaktır.

                          Yinede moral olması nedeniyle kendinde ufak çaplı değişiklikler yapabilirsin. Giyim tarzında, saç şeklinde vs..
                          Evli ve mutlu,çocuklu....sigpic

                          Yorum


                          • #43
                            Psikoterapist olan Mustafa Ulusoy'un bu konuda bir yazısı var, konuya farklı bir bakış açısı olarak paylaşmak istiyorum;



                            Kendini Çirkin Hissedebilirsin Ama...


                            Çirkin olduğunu hissediyorsun. İçin acıyor. Üzüntülü ve mutsuzsun. Aynanın karşısında yüzünü inceleyip başkaca yüzlerin hayalini kuruyorsun. Kendini başkalarıyla ne çok da kıyaslıyorsun. Arkadaşının, kardeşinin ya da çevrendeki başka birinin yüzü gibi bir yüze sahip olmadığına hayıflanıyorsun. Bazen de Yaratıcı’ya kızıyorsun. “Neden” diyorsun, “neden beni de başkaları gibi güzel yaratmadın!”
                            Yok hayır, öyle sandığın gibi göreceli bir fiziksel çirkinliğe sahip olduğunu düşündüğünden mutsuz değilsin. İnan yanılıyorsun. “Fiziksel olarak güzel olduğumu söyleyemem, hatta çirkinim bile diyebilirim ama bunu dert etmiyorum” diyen insanlar da var çünkü. Kendini çirkin bulan her insan mutsuz değil, onların içleri acımıyor, bunu dert etmiyorlar.

                            O zaman sorunum nedir diyeceksin? Zihnindeki bilişsel şema şöyle: “Çirkinim, o zaman değersizim”. Göreceli fiziksel güzelliği-çirkinliği varoluşunun değeri için bir ölçüt haline getirmişsin. Kendilerini çirkin hissettikleri halde bununla uzlaşıp mutsuzluk ve üzüntü üretmeyenler, göreceli fiziksel güzellikten mahrumiyetlerine razı olup varoluşlarını değersiz görme yanılgısına düşmeyerek bunu başarıyorlar.

                            Biliyor musun, “Çirkinim, o zaman değersizim” diye inanman tam bir tuzak. Bir kapan. Bu yanıltıcı bilgiyi sen üretmedin. Sana seni veren Yaratıcı’nın bir hükmü de değildi bu. Kimi insanların hükmüydü; sen onlara kandın ve bu tuzağa düştün.

                            “Çirkinim ve değersizim” bir kendilik tanımıdır. Kendilik bilgimizin inşasında birtakım iç ve dış kaynakları kullanırız. Dış kaynaklarımızın en önemlisi anne babalarımızdır. Ebeveynler bazen kendi açmazlarını, benliklerinin büyüklenmeci tutumlarını ne yazık ki çocuklarına karşı da kullanırlar. Çoğu zaman istemeyerek, bilmeyerek. Söz konusu ebeveynler bunu yapmadıklarını iddia edebilirler. Ancak çocuklarımıza verdiğimiz mesajların çoğunlukla direkt değil, alt mesajlar şeklinde olduğunun altını çizmek isterim. Çocuklar, binlerce kere kendileri hakkında duydukları yoğun değerlendirmelerle belleklerinde bir kendilik inşa ederler. İnsanın belleğindeki bilgiler varoluşunu değersizleştirici mahiyette ise, çok acıtıcıdır.

                            Söylemek istediğim şu: “Çirkin olduğum için değersizim” inanışı senin varlığının içinden doğan bir hüküm değil. Ebeveynlerinden, belki de arkadaşlarından, yakın akrabalarından alt mesajlar olarak aldığın ve inandığın bir kabul sadece.

                            Dış kaynaklı kendilik bilgimizin önemli bir kaynağı da sosyal yaşamdır. Güzelliğin başka başka çeşitleri göz ardı edilerek (bunu ayrı bir yazıda tartışacağım) sadece fiziksel güzellik günümüz narsistik kültüründe neredeyse tek değer ölçütü haline getirilmiştir. Çünkü narsistleşen benliklerin önemli haz kaynaklarından biridir fiziksel güzellik. Arzuların tatmini için kusursuz fiziksel özellikler olmalıdır. Narsistik kültürün fiziksel güzelliği bir itibar ve değer ölçütü haline getirmesi hepimiz için başka bir tuzaktır. Bedenimizle aramızı bozan bir tuzak.

                            Ruhumuz, kalbimiz, duygularımız, benliğimiz ve özellikle vicdanımız ise iç kaynaklarımızın başlıcalarıdır. “Çirkinim” dediğinde içinde hissettiğin mutsuzluk, çirkin olduğunu düşünmenden değil, “Çirkinim ve değersizim” diye inanmandan kaynaklanıyor. Vicdanın “Çirkinim ve değersizim” önermesini reddediyor ve bunu mutsuzluk olarak bildiriyor sana. Şimdi sıra sende! Vicdanının sesine kulak vermeli ve bu önermeyi sen de reddetmelisin.

                            Kendilik bilgimizin inşasında en sahih kaynak ise varlığımızı bize bahşeden Mutlak Varlık’tır. Narsistik kültür bunu hep unutturuyor sana, bana, hepimize. Mutlak Varlık, insanları birçok açıdan olduğu gibi fiziksel olarak da mutlak eşit yaratmamıştır. Her varlığa bahşedilen tüm özellikler gibi güzellik/çirkinlik de görecelidir. Bir insan diğerinden daha uzun ya da daha kısa olduğu gibi, daha güzel ya da daha çirkin de olabilir. Hiç aklından çıkmaması gerekense şudur:: Fiziksel olarak göreceli bir güzellikten mahrum olabilirsin ama değerli olmaktan mahrum değilsin. Her halükarda değerlisin.

                            Varoluşuna sahip çıkmalı ve onun değerini fiziksel özelliklere bağımlı olmaktan kurtarmalısın. Hatta diyorum ki; “Kendimi çirkin hissediyorum” da demesen. “Kendimi bazı insanlardan daha az güzel hissediyorum” desen. Olmaz mı?

                            http://www.mustafaulusoy.com/index.p...&makaleid=2310
                            bişnev...

                            Yorum


                            • #44
                              Bende hiçbir güzeli güzelle yanyana görmedim,bir güzele bir çirkin...
                              polyanacılık yapmayın diyorsunuz ama bana görede gerçek şuki güzellik kabukta değil içindedir ..Belli zaman sonrasında çirkin bulduğunuz insanı heryönüyle güzel görmeye başlayabiliyorsunuz.
                              çirkin bulma ;birazda özgüven eksikliği ile ilgili olabilirmi acaba ?
                              tamam estetik görüntü çok önemli ve çok çeşitli uygulamalarla istemediğiniz görüntünüzü şekillendirip değiştirebiliyorsunuz .
                              güzel görünebilme,hissedebilme için insan değişiklikler yapabilir,bu kadar mutsuz olmayın.
                              Söyle, yüreğinde saklama. Tedavi olmak istiyorsan, yaranı açmalısın.

                              Yorum


                              • #45
                                Orjinal yazı sahibi: kafkef_92 View Post
                                bunlar hayatın kahpe gerçekleri malesef...sana felsefe yapmayacağım son derece haklısın çünkü...birazdan iyilik abideleri (polyannacı tayfa) sana güzel şeyler yazar merak etme ne işe yarayacaksa

                                kızlar öyle,ben şu devirde çok istisnai durumlar haricinde erkeğin teklif aldığını görmedim..

                                ama kızların çirkin olanı,aptal olanı,beyinsiz olanı,afedersin ama kaşar olanı,hepsi az ya da çok teklif alıyor...yani yalnız kız çok az bulursun ama erkeklerin kaderi bu işte...

                                Şu ana kadar duyduğum en samimi ve gerçekçi cevap buydu. Arkadaşım yüreğine, mantığına sağlık... .

                                Şimdi buradayım, çünkü onlar benim sorunlarımı hergün görmekten bıkmışlar. Hep güzel şeyler duymak istediler benden. İnsan kendini kötü hissediyorken bunu zorla nasıl yapabilir ki? Forumu da geçtim, arkadaş çevrem de, üniversite çevremdeki arkadaşlar da sanki polyanna nın elçileriymiş gibiler. Ama gel gör ki hiçbiri hayatına çirkin bir adamı sokmamış.

                                Ben sağlam dayanaklarımla, sağlam tespitlerimle düşüncelerimi iddaa ediyorum. Aksini savunanların elinde teselli sözcüklerinden başka birşey yok.

                                Tekrar teşekkürler arkadaşım samimi cevaplarından dolayı...

                                Not: Umarım burdaki forumdaş arkadaşlarım da, yöneticileri de özgür düşünceye saygı duyuyorlardı. Ben eski sitede bunu göremedim...

                                Ayrıca sandığınız gibi ergenlik bunalımları yaşayan liseli bir genç değilim 28 yaşında, hala beğenilmeme sorunları yaşayan biriyim. Bunun yaşla ilgisi yok. Çirkin insan her zaman çirkindir....
                                Last edited by sonbaharr; 21-01-2011, 01:03 PM.

                                Yorum

                                İşleniyor...
                                X