Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Esim Borderline!

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Clear All
new posts

  • #16
    Bu Hastalığı çekenler için de,hasta kimsenin kahrını,üzüntüsünü çekenler içinde çok zor bir durum.
    Allah yardımcın olsun sabır ve kuvvet versin sana...
    Last edited by iris; 19-12-2010, 02:25 PM.
    Hayat bir uykudur, ölünce uyanır insan,
    Sen erken davran, ölmeden önce uyan...

    Yorum


    • #17
      sanırım benim eşimde bir borderline hastası....10 yıldır hayatımız onun depresyonları korkuları dengesizlikleri ile geçiyor....benim sabrımı taşırmak için elinden geleni yapıyor...ama iş ayrılalım o zaman dediğimde ayaklarıma kapanıyor beni bir şekilde ikna ediyordu..ta ki son yaşadığımız olaylara kadar...yıllardır gezmedik doktor bırakmadık şımarık bencilsin dediler eşime ve hiçbişeyiniz yok sen bunu çok şımartmışsın diyip bizi eve gönderdiler...ama buğün yeni bir doktora gittim artık bozulan kendi psikolojimin tedavisi için(çünkü artık dayanamıyorum) hayatım ı cehenneme döndürdü....ve doktor önce ayrılmak istersen ayrıl çünkü yıllardır çok yıpranmışsın kimsenin kimseye bunlara yaşatmaya hakkı yok dedi.. eşin bir borderline hastası anladığım kadarıyla dedi...ama madem ayrılmayacağım çocuklarım var diyorsun o zaman aile terapisi öneririm dedi...
      Lütfen yardım edin ...ne yapmalıyım..bu hastalığın tedavisi varmı ?yoksa artık onu kendi haline bırakıp kendime ve çocuğumamı bakmalıyım....bu çok zor bir hayat...bende tükendimm....

      Yorum


      • #18
        Orjinal yazı sahibi: Sertralin
        10 yıl katlanılır mı hiç? Hiç mi kendine saygın yok?

        Ben de psikoz hastasıyım ve kadınlardan kaçıyorum çünkü biliyorum ki bu rahatsızlıkla evlenmem iki insan için de kötü olur.
        ben bilmiyordum ki....önceleri basit bir depresyon sandım çünkü öyle dedi...insanlık hali sevdiğim insanı daha ilk zorlukta yüzüstü bırakmamalıyım dedim...kendisde farkında değilmiş...bu daha çok yeni bir birşey hatta daha tanı değil sadece bir şüphe....
        okudum araştırdım ve anladım ki eşim in bana yıllardır yaşattıkları bundanmış...tabi daha son sözü doktor diyecek ama...bende depresyona girdim sonunda..bide bunu duyunca bunca yıl yaşadıklarım hayatım sevgisi öfkesi koca bir yalanmış diye düşünmeye başladım.yani o beni sevmiyor sadece yalnızlık korkusundan terkedilme korkusundan ben ayrılmak isteyince sever gibi davranıyor ve yalvarıyor...ben kızılacak bişey yapmadan kızıyor öfkeleniyor o da hastalıktanmış...yani herşeyi sevgiside öfkeside koca bir yalanmış öylemi???hayatım sandığım bir yalanmış hastalıkmış???
        şimdi sana şunu sormak istiyorum lütfen bana yardımcı olursan çok sevinecem...madem bu rahatsızlığı sende yaşıyorsun ....o zaman seviyorum demelerde mi hep yalan??yani birisini sevebiliyormusunuz yoksa sadece yalnızlık korkusundan mı hayatınızda tutmak istiyorsunuz???bir borderline gerçekten birini sevebilir mi????

        Yorum


        • #19
          Düzelir düzelir , iki tarafta ipin ucundan tutarsa ortaya gelirse düzelir. Erkek biraz baskın rol oynar , dişi biraz geri planda kalır. Roller karışmazsa fazla sorun çıkmaz. Ufak tefek sürtüşmelerde olur o kadar artık.

          izmir19 Ne yapıyor seni her gün dövüyormu ? şiddetmi uyguluyor , aşırı kıskançlık mı var , çalışmıyormu , ne yapıyorda sen onun borderline olduğunu düşünüyorsun ?
          http://www.psikoloji.gen.tr/kisilik/

          Kin.

          Yorum


          • #20
            Orjinal yazı sahibi: dolunays06 View Post
            Duygularda, insan ilişkilerinde, davranışlarda dengesizlik ve aşırı kaybetme korkusu...

            Nedir?

            Borderline kişilik genelde çocuklukta yaşanılan önemli bir kayıp, anne-baba ile olan bağın dengesiz olması, travma, kötü muamele yada duygusal olarak yoksun kalmak gibi tecrübelere dayanmaktadır. Oldukça yaygın görülen bir hastalıktır, toplumun yüzde 2 yada 3 ünün sahip olduğu tahmin edilmektedir.

            Eğer Borderline Kişilik Bozukluğunuz varsa, sürekli olarak terkedilme duygusunun yarattığı panik ile mücadele ediyorsunuz demektir. Genel olarak davranışlarınız değişken ve ani hareketlerden oluşur. Duygularınız sürekli değişir, insanlarla olan ilişkileriniz ise yoğun ve fırtınalıdır.

            Büyük ihtimalle, değer verdiğiniz insanlara tutunmak için çılgınca bir çaba sarfederken bir yandan da kaybetme korkusundan kaçınmak için önemsizleştirmeye çalışırsınız. Yalnızlık duygularını uzaklaştırmak için çevrenizi insanlar ile doldurursunuz, hatta sevmediğiniz yada anlaşamadığınız insanları bile kabul edersiniz. İnsanlar ile olan ilişkilerinizde strese yol açan olaylar, örneğin maddi zorluklar, ilişkide yaşanan problemler vs genelde hastalığı daha da kötüleştirir.

            Borderline kişiliğe sahip kişilerin kendine güven duyguları çok kırılgan olduğu için insanlar tarafından kabul edilmeye yada reddedilmeye karşı aşırı derecede hassastırlar. Eğer bu hastalığa sahipseniz, bir ilişkiniz olsa bile kendinizi dışlanmış ve yalnız hissedersiniz. Olası bir kayıp, ayrılık yada terkedilme ihtimali karşısında kendinizi tehdit altında hissederseniz ve genelde hiddet, aşırı öfke, aşağılama yada sözlü saldırılar ile tepki verirsiniz. Borderline kişiliğe sahip insanların duygularını kontrol etmekte zorlandıkları yaygın olarak bilinmektedir. Ayrıca bazı durumlarda yalnızlık ve terkedilmişlik duygularından kurtulmak için alkol, uyuşturucu, yeme bozuklukları, kendine zarar vermek yada intihara teşebbüs etmek gibi davranışlar görülebilir

            Belirtiler
            İdealleştirme ile aşağılama arasında sürekli değişen bir ilişki
            Tehlikeli boyutlarda kendine güven eksikliği ve dengesizlik
            Ruh halinde sürekli ve büyük değişimler.
            Aşırı ve yoğun öfke
            Kızgın ve saldırgan patlamalar
            Ayrılıkta yada kayıp anında panik duygusu
            Sürekli olarak kendini boş hissetme.

            Tedavi

            Kişilik hastalıklarının erken yaşlarda gelişiyor olması ve insanların kendilerini bu hastalık ile tanımlıyor olması tedavinin çözümünü zorlaştırmaktadır. Tedavinin başarılı olabilmesi için kişinin kökleşmiş davranış şekline, yaklaşımlarına, bakış açılarına, ilişki yapılarına ve kapasitelerine değinilmesi gerekir. Genelde kişilik problemleri psikoterapi ile çözümlenebilmesine rağmen, uzun zaman içinde yerleşmiş olan bu duygu, düşünce ve davranış alışkanlıklarını değiştirmek yoğun ve sürekli tekrarlanan bir tedavi ve öğrenme süreci gerektirir.

            Örneğin, uzun vadeli psikoterapi Borderline kişiliği olanlar için oldukça etkili olabilir. Fakat ilişkilerde yaşadıkları problemleri düşünürsek, terapi sürecinin oldukça değişken olduğunu ve sabit bir iyileşme eğrisi çizmediklerini belirtmek gerekir. Terapi sırasında devamlı değişen duygulara, aşırı ilgi ihtiyacına ve sürekli tekrarlanan krizlere terapistin dayanması gerekir. Her şey yolunda gitse ve terapist her şeyi doğru yapsa bile, Borderline kişilik bir süre sonra terapiyi ve terapisti aşağılamaya başlayacak ve kızgınlıkla aniden tedaviyi sonlandıracaktır. Bir kaç ay sonra yeniden terapiye dönmesi ile aynı süreçler yeniden yaşanacak ve bu şartlar altında tedavi en azından 2-5 yıl arasında sürecektir.

            Bazı zamanlar, özellikle kriz anlarında kişi intihar teşebüssünde bulunabilir. Bu durumda hastanın kısa bir süreliğine hastaneye yatırılması gerekebilir. Eğer kişinin hastalığı ilerlerse ve evde ihtiyacı olan bakım ve ortam sağlanamıyorsa, daha uzun süreli olarak hastanede kalması istenebilir.

            Araştırmalar bazı kişilik sorunlarının kişide devam ettiğini ama bazılarının yok olduğunu göstermektedir. Görünüşe göre hayat tecrübeleri ile birlikte hasta karakterinin temel özelliklerini değiştirmeyi öğreniyor. Tedavi uygulandığı zaman ise hastalığın gelişmesi hızlanıyor. Özellikle kişi tedaviye gönüllü olarak geliyorsa, iyileşmek için çaba sarfediyorsa ve problemlerinin sorumluluğunu üstleniyorsa hastalığın iyileşmesi daha hızlı oluyor. Ama diğer tarafta kişi sorunlarının başkalarından yada çevresinden kaynaklandığına inanıyorsa, sorumluluğunu üstlenmeyi reddediyorsa ve problemlerini çözemeyecek kadar güçsüz ve zayıf olduğunu iddia ediyorsa iyileşme süreci biraz daha uzun zaman alıyor.

            ALINTIDIR..
            Ulan bu benim...
            “Bir yüksekliğin, bir başıma olduğum bir yüksekliğin en ucundayım. İnemiyorum. Yaşayamıyorum. Ölemiyorum.”
            Tezer Özlü



            "…kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir... kendini ve deliliğini"
            Mine Söğüt


            ''İnancın son noktası hiçbir şeye inanmamaya inanmaktır.''
            Anatole France

            Yorum


            • #21
              selam

              arkadaşlar kız kardeşim yurt dışında evli. onun bir borderline hastası olduğunu yeni öğrendik.defalarca kendine zarar veriyormuş.her tarafı çürük kesik içinde.şimdi hastanede tedavi görüyor.inanın ben hayatımda hiç böyle bir ızdırap görmedim.ailece seferber olduk. sürekli konuşuyor bağırıyor durup durup ağlıyor bi gülüyor. hep bizi eşini suçluyor. kendine zarar veriyor. bize zarar veriyor. allahım nasıl bir acı anlatamam.hergünümüz cehehnnem gibi.ağlamaktan bi çare olduk. inanın hastalığı ciddiye alın ve tedaviyi yaptırın.sonunda yakınınızı kaybetmek bile olabiliyor. biz en sonunda ucundan yakaladık .canımızın yanması ayrı dert birde onu böyle görmek daha kötü. allah yardımcımız olsun.tedavisi okadar zorki ve çok uzun bir süreç.

              Yorum


              • #22
                yabancı malesef . belki türk olsaydı kardeşimi daha iyi anlardı.ama bu haliylede çocuk çok çabalıyor.onu iyileştirmek için.

                Yorum


                • #23
                  banada bu teşhis yeni konuldu.ama benim bu derece değil.
                  allah yardımcınız olsun.
                  YAŞAMAK BUYSA ÜSTÜ KALSIN

                  Yorum


                  • #24
                    Okuyucular,
                    Ben son 6 yıldır çıktığım erkek arkadaşımın borderline olduğunu öğrendim. Burada bazı arkadaşlar eşlerinin şikayetlerini paylaştılar. Ben erkek arkadaşımdan 6 ay önce ayrıldım. kendisi 1ay önce ofisime, çiçeklerle geldi... Kapılarda yattı ve yalvardı. Hergün kapımın önünde buldum, içmiş halde. Aslında içki kullanmaz. Yalvardı evlenelim diye. Beni kaybetmek istemediğini söyledi... Sonrası mı? Tam 1 aylık bir yalvarma döneminin arkasında tam gardımı düşürmüştüm ki.... beni aşalayan, ayrıyken görüştüğüm dostlarımla-arkadaşlarımla yattığımı söyleyen bir adam çıktı.. Bir tarafta evimizin nasıl olacağını konusurken, diğer tarafta Or... diyen biri oluverdi... Ben psikiyatrise gidelim yardıma ihtiyacım var dedim ve gittik. Psikiyatris bana görüşme dedi... Nerdeyse psikiyatrise sen de yatıyor musun diyecekmiş. Bağırmaya başlamış psikiyatrise. Psikiyatris hem onu tedavi etmek için hem benim için birkaç ay görüşmemeyi önerdi.
                    Bu arada ayrılma nedenin evil kadınlarla beraberliğiydi. Kendisini daha once terk etmiş evil kadınlarla berberliği… Benim çekip gitmem karşısında öfke dolu. Hiç bu nedenle şiddet gören var mı? Sevdiğini düşündüğü kadına şiddet konusunda nekadar ileri gidebilir. Elini kaldırdı ama vurmadı hiç. Şimdi ise kesin bitti… İlaç tedavisi alıyor. Doktor teşhisi ona söyledimi bilmiyorum.
                    Benim 34-40 yaşları arasında tam 6 yılımı çaldı. Bunun hastalık olduğunu bilseydim hiç çaba vermezdim… Bir bayan olarak en değerli kayıp yıllar. Ancak sevdim ben bu adamı. Kendine ve bana kötülük yapmasını istemiyorum.. Ayrılık yaşayan arkadaşlar tecrübelerini yazarsa sevinirim. 6 yıl sürmesinin nedeni de onun gel gitleriydi. Ancak şimdi ben kendi hayatımı düşünmek zorundayım.

                    Benim gördüğüm belirtiler:
                    Çok sık arkadaş değiştirme. Nedensiz arkadaşları ters düştüğü an başkası ile aynı samimiyette arkadaş olma
                    Güvensizlik
                    Kendini aşırı önemseme ve aynı zamanda aşırı özgüven kaybı.
                    Hep karşısındakini suçlu görme
                    Kabullenmediği cevaba inanmama, kafasındaki cevabı karşı taraf verinceye kadar zorlama
                    Hem önemseme, tanrısallaştırma; hem de af edersiniz itin kuyruğuna sokma. Zaten bereberliğin süremesinin nedeni o tanrısallaştırma….
                    Ahlaki değerlerini kaybetip evli kadınlarla ve özellikle kendini terk edenlerle gizli birliktelik yaşama. Öc alma duyğusu…
                    Sex organı ile oynamayı gizli alışkanlık etme, Çocuksu alışkanlığını sürdürme…[/COLOR]

                    Yorum


                    • #25
                      beni sevdiğini sanmıştım, gözlerime öyle bakıyordu ki ben içinde kayboluyordum. onu çok sevdim. tanıştıktan 10 ay sonra evlendik. biraz çabuk bir evlilik süreci. hata işte, keşke biraz daha bekleseydim, ama ne diyelim öyle oldu işte...
                      evlenmeden önce kıskançlık krizleri oluyordu, beni seviyor kıymet veriyor idare et dedim.
                      anlam veremediğim tepkiler oldu, ayrılmaya kalktım ağladı sızladı intihar ederim dedi... ama ben bunların bir problem olduğunu düşünmedim.
                      ciddi ciddi ayrılmayı düşündüğümde nişanlıydık, geçer dedim. o kadar masraf falan. nişanı atmayalım dedim....

                      evlendik ve gerisi kabus... balayında başladı problemler...

                      Yorum


                      • #26
                        ben de bir borderline hastasıyım. sağlam insanlara tavsiyem birinin borderlinelı olduğunu biliyorsanız, topuklarınızı kalçanıza vura vura kaçın. aşık da olsanız, ölüp bitiyor da olsanız kaçın. ömrünüzü yerler farkında olmazsınız. kendimden biliyorum. allah hepimizin belasını versin sırf zarar ziyanız.

                        Yorum


                        • #27
                          Orjinal yazı sahibi: xyzizmir19 View Post
                          ben bilmiyordum ki....önceleri basit bir depresyon sandım çünkü öyle dedi...insanlık hali sevdiğim insanı daha ilk zorlukta yüzüstü bırakmamalıyım dedim...kendisde farkında değilmiş...bu daha çok yeni bir birşey hatta daha tanı değil sadece bir şüphe....
                          okudum araştırdım ve anladım ki eşim in bana yıllardır yaşattıkları bundanmış...tabi daha son sözü doktor diyecek ama...bende depresyona girdim sonunda..bide bunu duyunca bunca yıl yaşadıklarım hayatım sevgisi öfkesi koca bir yalanmış diye düşünmeye başladım.yani o beni sevmiyor sadece yalnızlık korkusundan terkedilme korkusundan ben ayrılmak isteyince sever gibi davranıyor ve yalvarıyor...ben kızılacak bişey yapmadan kızıyor öfkeleniyor o da hastalıktanmış...yani herşeyi sevgiside öfkeside koca bir yalanmış öylemi???hayatım sandığım bir yalanmış hastalıkmış???
                          şimdi sana şunu sormak istiyorum lütfen bana yardımcı olursan çok sevinecem...madem bu rahatsızlığı sende yaşıyorsun ....o zaman seviyorum demelerde mi hep yalan??yani birisini sevebiliyormusunuz yoksa sadece yalnızlık korkusundan mı hayatınızda tutmak istiyorsunuz???bir borderline gerçekten birini sevebilir mi????
                          Selam,
                          Ben bir borderline´nerim ve söyle diyebilirimki, evet biz sevebiliyoruz, hemde saglikli insanlardan daha cok..bizdedi sorun sadece dengeyi bulamama..yani ya asiri sevmek yada asiri nefret..Tabiki bizim icin ayriliklar bir kiyamet ama bizde ayrilabiliyoruz..yani esiniz sizi sevmeseydi sonunu getiremesede birkac kez ayrilmayi denerdi..Ve bizde asiri sekilde özgüvensizlik oldugu icin "yabanci insanlara" gayet iyi davranmaya cabalariz ama sevdiklerimiz bu hastaligin tüm siddetinden nasibini alir..cünki bilirizki bizi sevdiginiz icin size nasil davranirsak davranalim bizi birakmassiniz..tabi bunu bilincli olarak yapmayiz..sonu zaten pismanlik, kendinden nefret etmektir..
                          Biliyorum zor ama, esinize tepki vermek yerine kriz aninda yanina gidip onu ne olursa olsun yinede sevdiginizi söyleyin..Bizim hircinligimizin kökü zaten sevgi ve ilgisizlikten gelir genelde..

                          Bol sabirlar..

                          Yorum


                          • #28
                            borderline sevgi açı insanlardır genelde onlardan sevginizi esirgemeyin ....

                            KuzuZade
                            Derdest etti gönlümü serabınla gelen nazarın, n'ola ki aslına rücu etse suret-i nigarın..BeyZade
                            BEYNİNİZİ değiştirin , HAYATINIZ değişsin... ( Dr. Daniel G. Amen )
                            Psikiyatrik rahatsızlığı olan bu kitabı okusun etkili çözüm bulacaksınız. !

                            Yorum


                            • #29
                              merhabalar

                              yaklaşık 2 senedir evliyim ilk zamanlar tartışmaların yada sorunların ciddi boyutlarda olduğunun farkında değildim açıkcası çünkü aşırı iş temposu ve yoğunluğu içinde eşimdeki bu pisikolojik sorunu gündelik strese bağlıyordum.

                              kendine zarar vermeler bıçakla bileklerini çizip kanatmalar bağırmalar ciddi derece değişik ruh halleri (pisikopata bağlamalar)
                              gibi tartısma sonrası davranışları bende yaşadım

                              kendini haklı devamlı haklı görme, haklı yada haksız arama doğru yada yanlış görme takıntıları kaybetme korkusu aşırı kıskanclık hatta fikri bile kavga sebebi haline gelme, hep onaylanma ve kabul görme isteği, duyarsız ve tutarsız eleştiriler gündelik yaşamın içindeki stresi kaldıramama ve hemen suçlamalar geriye dönük sorunların bugün yaşanıyormuş gibi halen büyütülerek kendini üste çıkarma davranışları oldukça şiddetli fiziksel saldırların kendi başını alıp gitmeler ve hiçbirşey olmamış gibi geri gelip hayatına devam etmeler gibi bir çok sorun yaşadım


                              3ncü kez kendine zarar verme eğilimi gösterdi 2 senelik evlilikte bu yaşanılan problem malesef benim evi terketmeme kadar geldi

                              şu an ayrıldım evden

                              tehditler ve yakın akrabalarımı arayıp geçmişimize dair beni suçlamalar yapıyor

                              sevgi isteğini belirterek ona yardımcı olmak isteyenleri bile dışlıyarak suçluyor

                              ben gerçekten şu an ciddi ciddi ayrılmayı düşünüyorum

                              kendisi doktora yada psikiyarta gözükmeyi reddetmekle beraber benim normal olmadığımı düşünüyor

                              bana ve ona yardımcı olacak bir çare öneriniz varsa dinlerim

                              istanbul kadıköy yakasındayım

                              Yorum


                              • #30
                                Bir yıllık flörtten sonra evlendik,3 aydır evliyiz.Benim eşim de borderline büyük bir ihtimalle.Şöyle şikayetleri var:Pireyi deve yapıp yoktan kavgalar çıkarıyor.Bazen suçumun ne olduğunu bile anlayamıyorum.
                                Sürekli benimle ilgilenmiyorsun diyor,bir defasında 24 saat benimle ilgilenmeni istiyorum,dedi.Ve ilgilenmiyorsun deyip kavga çıkarıyor.Bir defasında benimle ilgilenmiyorsun deyip tv kumandasını çarptı.Bu gördüğüm ilk kırıp dökme davranışıydı.
                                Ne yaparsam yapayım,sevdiğime inandıramıyorum.Ve yine kavga çıkarıyor.
                                Ne kadar kavga çıkarırsa çıkarsın hep kendini haklı görüyor.Kavga çıkardığını kabul ediyor,sebebi de benim yeteri kadar ilgi göstermeyişimmiş. Mahsus canını yakmak için kavga çıkardım,diyor bi de.
                                Kendi söylediği kötü sözleri hiç düşünmüyor,ben bir tane kötü bir şey söylesem dünyanın en kötü insanı oluyorum.
                                Sürekli benden güzel bir şey yapmamı bekliyor.Benden bir söz duymak istiyor mesela,o sözü söylemezsem kızıyor.Ben nerden bileyim benden ne beklediğini?Sanki zihnini okumam gerekiyor.
                                Flört döneminde sürekli kavga çıkarırdı,bana ayrılalım derdi,ben de tamam derdim,ertesi gün bana yalvarmaya başlardı ayrılmayalım diye.
                                Birçok defa çıkardığı kavgalar yüzünden terk ettim.Sonra yeminler etti,bir daha yapmayacağım dedi.Beni ikna etti her seferinde.
                                Annesiyle de kavga ediyor ona da bağırıyor,çağırıyor.Annesi de bazen susuyor,bazen karşılık veriyor.Flört döneminde de annesiyle kavga ediyordu.Ama tabi niye kavga ettiklerini bana pek söylemiyordu.Bir defasında 3-4 saat kavga etmişler.
                                Bir gün önce beni sevdiğini söylerken,ertesi gün benim sana sevgim kalmadı diyor.Hatta bir defasında ben seni sevmiyorum ayrılalım dedi ve kırıcı sözler söyledi.Ben de karşılık verdim ve ayrıldık.Ertesi gün aradı,seni çok seviyorum dedi, 24 saat aradı,yalvardı,yakardı.Bana bir şans daha ver bir daha yapmayacağım dedi.
                                Bir kavga sonrasında intihara teşebbüs etti,camdan atlayacakken son anda kurtardım.O gün tvyi çarptı.Koltukları yerinden oynattı.Odada ne eşya varsa hepsini kırdı,döktü.Sonra soluğu ambulansla hastanede aldık.O gün akşama kadar evde,hastanede olmadığımız kepazelik kalmadı.vs.vs.
                                Şimdi de boşanmaya çalışıyorum.Ama halen de seviyorum:-(

                                Yorum

                                İşleniyor...
                                X