Vajinismus

Vajinismus

Vajinismus vajinanın dış 1/3’lük kısmında yeralan kasların cinsel birleşme esnasında istemsiz kasılarak cinsel birleşmeyi engellemesidir. Cinsel birleşme esnasında kaslar kontrol edilemez ve kasılmanın önüne geçilemez. Bu kasılmalar yalnızca cinsel birleşme girişimini hayal etmekle bile oluşabilir.

Vajinismus

Yandaki çizimde de görüleceği gibi vajina dışa açık bir organken (a), aşağıda ifade edeceğim çeşitli nedenler ile cinsel birleşme aktivitesinde vajen kasları tamamen gerilerek (b) vajinismus oluşmasına neden olur.

Bazen vajinismus o kadar ağır olur ki, jinekolojik muayene esnasında kasılmalar oluşabilir ya da normal vajinal doğum gerçekleşemeyebilir. Bu sebeple geniş anlamda vajinismus penis, parmak, vajinal tampon ya da muayene spekulumu yerleştirme girişimi olduğunda vajen kaslarında ortaya çıkan istemsiz kasılmalar olarak ifade edilir.

Vajinismusu olan kadınların büyük kısmında cinsel istek ve uyarılma tamamen normaldir ve orgazm olabilirler.

Vajinismusu olan kadınlar genelde bedensel açıdan son derece sağlıklıdır.

Bazı kadınlarda vajinismus baştan beri vardır, bazılarında ise sağlıklı bir cinsel yaşamı takiben sonradan ortaya çıkar. İkincil vajinismus adı verilen bu durum genellikle disparoniye (ilişki esnasında ağrı) bağlı olarak gelişir.

Vajinismus, kadının kendisini eksik hissetmesine neden olabileceği gibi eşine karşı da suçluluk hissetmesine sebep olabilir.

Vajinismus tedavi edilmezse, çiftin cinsel haz ve doyumu ile üreme işlevi olumsuz etkilenir.

Vajinismusun türlerini şöyle sıralamak mümkündür:

* Primer Vajinismus: Bir kez bile olsun cinsel ilişkinin gerçekleşememesi

* Sekonder Vajinismus: Önceden sağlıklı şekilde ilişki mümkünken yaşanmış bir cinsel travma

sonrası (olumsuz deneyime yol açacak komplikasyonlu bir doğum, düşük, kürtaj, sert bir jinekolojik muayene, taciz veya tecavüze maruz kalma gibi) gelişen vajinismus durumu

* Apareunia: Bir takım fiziksel nedenlerden dolayı bireyin cinsel ilişkiye girememesi

Vajinismus da bir tür apareuniadır.

* Dyspareunia: Cinsel ilişki sırasında ağrı hissetme

Bazen sekonder vajinismusun altında yatan neden dyspareunia olabilmektedir.

Cinsel ilişki esnasında ağrınız oluyorsa, altında yatan neden her zaman vajinismus olmayabilir.

Vajinismus tüm dünya kadınlarının yaklaşık %1’inde görülür. Ancak ülkemizde diğer cinsel konularda olduğu gibi, bu konuda da yeterince sağlıklı verilere dayanan bir istatistik bulunmamaktadır. Yurtdışında vajinismus vakalarına ülkemize oranla çok daha az rastlanmaktadır. Bu durumun temel nedenlerinden birisi cinsel eğitimin bu ülkelerde çocuk ve erişkin gelişimine paralel olarak bilimsel olarak verilmesiyken; diğer nedeni ise, cinsellik kavramının namus, ayıp, yasak ve günah ile birleştirilmemesidir.

Vajinismus şikayeti ile başvuran kadınların geçmişte yaşadıkları cinsel taciz, tecavüz gibi ciddi psikolojik travmalar olabileceği gibi, ağrılı bir jinekolojik muayane ya da kuvvetli kasılmadan dolayı ilk ilişkinin çok ağrılı olması gibi psikolojik tahribat yapmış bir durum da söz konusu olabilir.

Cinsel yönelimdeki bozuklukların da vajinismusa yol açtığı bir gerçektir.

Bizim gibi tek tanrılı doğu toplumlarında kadınlara cinselliğin haz yönü yasaklanır. Cinsellik kadınlar için salt annelik için izin verilen bir aktivitedir. Bunun yanında bekaretin önemi,

Hymenin (kızlık zarın, bekaret zarı) korunması fikri, genç kızlarımızı evleninceye kadar yaşayacakları veya yaşadıkları cinsel deneyimlerde hymenin zarar göreceği endişesi ile oluşan gerginlik, evlendiklerinde de ilişki kuracakları zaman aktive olacak ve yıllardır süregelen şartlanmalar işlevini yerine getirerek coitus’u (cinsel birleşmeyi) imkansız kılacaktır. Kız çocuklarımızı büyütürken cinselliğin ayıp, günah, yasak ile birleşmesi neticesinde kızlarımız büyüdüklerinde, evlilikle cinsel ilişki izni almış olsalar bile, bilinçaltlarındaki bu olumsuz kayıtlarla başa çıkamamaktadırlar. Yetişme çağındaki kızlarımıza cinselliğin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış, katı ve bağnaz eğitimdir. Yıllarca, cinselliğin kadınlar için zarar verici, kötü, aşağılayıcı, yalnızca erkeklerin faydalandığı, kadınların kaçması gereken bir şey olduğu öğretisiyle yetişen bir genç kız, bu ilişkiyi yaşayacağı sırada bilinçaltına yerleşmiş bu yanlış fikirleri istemeyerek de olsa hatırlayacak, ilişkiye girmekten rahatsızlık duyacak, kaçınacak ve kasılacaktır.

Ayrıca çocuklarımızı büyütürken cinsiyete göre ayırarak iki cinsiyetin birbirlerini tanımalarına fırsat vermemiz, kızlarımız kendi cinsel organlarını bile tanıyamamalarının yanı sıra – genital bölgeleri ve vajinalarının boyutları ve elastikiyeti hakkındaki yanlış inançlar, vajinanın içine herhangi bir şeyin giremeyeceği kadar ufak olduğuna inanmaları – erkeklerin cinsel organı hakkında da hiçbir bilgiye sahip olamadan evlenmektedirler.

Tüm bunların yanında genç kızlarımız sıklıkla kendilerinden büyük kadınların ilk cinsel birleşmenin çok acı verici olduğu yönündeki yanlış bilgilendirmelerine maruz kalırlar. Filmlerde ve romanlarda cinsel ilişki ile ilgili kulaktan dolma yanlış bilgiler edinirler. Böylelikle ilk ilişki sırasında hymenin yırtılması sırasında korkunç bir acı duyacakları fikri, onları ilişkiden uzaklaştırır, soğutur ve vajen kaslarının kasılmasına sebep olarak kızlarımız evlendiğinde tedavi edilmesi gereken bir durum olan vajinismusu ortaya çıkartır.

Vajinismusun sebepleri maddeler halinde sıralayacak olursak:

  • Eksik ya da yanlış cinsel bilgi
  • Erken travmatik yaşantılar
  • Cinsel şiddet
  • Cinsel tabular, mitler, inançlar
  • Olumsuz dinsel ve kültürel şartlanma
  • Cinselliği aşağılayan aile
  • Cinsel organlardan iğrenme
  • Kızlık zarını yitirme korkusu
  • Gebe kalma korkusu
  • Otoriter baba
  • Baba-kız ilişkisindeki güçlükler
  • Eşler arasındaki iletişim biçimi
  • Cinsel iletişim sorunları
  • Eşcinsel özdeşleşme

Yukarıda ifade ettiğim etkenlerin yanında endometriozis, kronik enfeksiyonlar, kızlık zarının gergin olması gibi fiziksel sebepleri de olabilir vajinismusun. Bu nedenle vajinismus şikayeti olan kişilerin mutlak komple bir jinekolojik muayeneden geçmeleri gerekir. Vajinal muayene esnasında eşin de orada olması çiftin genital anatomi ve vajinanın boyutları hakkındaki önyargıları yıkmalarına katkıda bulunması açısından önerilen bir durumdur.

Bazen önceden tedavi olmuş olan kişilerde vajinismus çeşitli travmalar nedeniyle tekrarlayabilir.

Genç kızlarımıza kesinlikle evlilik öncesi veya gelişim aşamasında cinsel eğitim verilmesi bu tür sorunların daha az sıklıkla oluşumunu sağlayacaktır.

Bu sorunun tedavisine gelince; vajinismus gibi ağrılı cinsel ilişkiye neden olan rahatsızlıklarda öncelikle temel kural jinekolojik muayene yapılarak ilişkinin oluşumuna engel olan organik bir bozukluğun olup olmadığının kesin olarak belirlenmesidir. Sonrasında bir psikolog yardımı ile sorunları keşfedip, farkına varmak gerekir. Tedavide bilişsel davranışçı terapiler kullanılır. Terapinin amacı, kişinin korkularının ve kaygılarının önce düşüncede aşılmasını sağlamaktır. Kişi bu sayede kendisini, cinsellikle ilgili düşüncelerini fark eder ve olumsuz düşünce ve inançların yerine olumlularını koymayı öğrenir.

Bununla birlikte kişi rahatlama egzersizleri ile kasılmalarını kontrol etmeyi öğrenir.

Tedavide istemsiz olarak ortaya çıkan kasılmaların engellenmesine çalışılır. Kişi genital anatomiyle ilgili bilgilendirilir. Vajinal penetrasyon öncesi gevşemesi için teknikler gösterilir. Kegel egzersizleri ile ilgili bilgi verilir ve bunları nasıl uygulayacağı gösterilir.

Kegel egzersizleri vajinanın girişinde yer alan kasların çalıştırılarak geliştirilmesi için uygulanan egzersizlerdir. İdrar kaçırma şikayeti olan kadınların da uygulanabileceği gibi vajinismus tedavisinde de kullanılabilir. Bunun nasıl yapıldığını öğrenmek için iki parmağınızı vajinaya yerleştirerek parmağınızın dışarıya çıkmasını engelleyecek şekilde vajina kaslarınızı sıkınız. Bunu yapamıyorsanız idrarınızı yaparken işlemi yarıda kesmeye çalışınız. Her iki durumda da kasılan kaslar vajina girişindeki kaslardır. İşte bu kasların istemsiz olarak kasılması vajinismusun temel nedenidir. Bu egzersizin nasıl yapıldığını öğrendikten sonra günde en az 5-6 kez tekrarlayın.

Kegel egzersizlerini müteakiben kullanılan diğer bir yöntem de vajinanın parmaklar yerine özel aletler (vajinal dilatatör) kullanılarak genişletilmeye çalışılmasıdır. Bu yöntem ancak bir doktor tavsiyesiyle uygulanmalıdır. Dilatasyon egzersizleri daha çok batıda kullanılır. Batı toplumlarında vajinismusun görülme sebebi bizdekinden çok farklıdır. Bizdeki cinsellik ile ilgili olumsuz şartlanmalar batı toplumlarında olmadığı için, psikoterapinin yanı sıra esas gevşeme teknikleri, Kegel egzersizleri ve özellikle dilatasyon egserszileri kullanılır. Dilatasyon denemelerinde kadına vajene uygulayacağı çeşitli kalınlıklardaki çubukların eşle birlikte kullanılması öğretilir. Başlangıçta ince çubukları kendi kendine vajene uygulayan kadın daha sonra bunu eşinin uygulamasına izin verebilir. Her seferinde çubuk kalınlığı arttırılır. Yeterli kalınlıkta çubukla bu başarıldıktan sonra penisin vajene girmesi mümkün olabilmektedir.

Vajinismusun tedavisi için doktora başvurma süresi uzadıkça, sadece kadının ümitsizliği değil, erkeğin de özgüveninde kuvvetli sarsıntı, cinsellikten soğuma, ereksiyon problemleri gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalma riski de yükselir. Ayrıca cinsellik gibi insan fizyolojsi ve aile içi bağlarda önemli bir role sahip doğal bir sürecin yaşanamaması psikolojik sorunlarla beraber aile içi sosyal sorunlara da beraberinde getirir.

Vajinismus, bizim toplumumuzda oldukça yaygın bir sorun olarak önümüze çıkmaktadır. Yukarıda ifade ettiğim toplumsal, kültürel ve dini baskılar kadına cinselliği yasaklamaya devam ettiği müddetçe de bu sorun devam edecektir. Diğer bir çok sorun gibi, bu sorunun çözümü için de öncelikle kadınlarımızın eğitimine önem vermeliyiz. Bu problemi kendisinde yaşayan, nedenlerini öğrenen ve tedavi olan kadınlar anne olduklarında, çocuklarının da aynı problemi yaşamaması için daha sağlıklı bir eğitim vereceklerdir çocuklarına. Ayrıca okullardaki biyoloji derslerinde insan anatomisi derslerinin daha kapsamlı öğretilmesi ve gençlere mutlak cinsel eğitim verilmesi diğer yaygın çözümler olacaktır.

Dr.phil.R. Meltem Kavcar Sırmalı

Yayınlanma Tarihi: 26.11.2006 Saat: 21:41

Psk.Dr.Sezai Kalafat hakkında 35 makale
1967 Karadeniz Ereğli’si doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi burada tamamladım. 1993 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji bölümünden Psikolog unvanıyla mezun oldum. 1996 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesinde yüksek lisansımı, 2012 yılında da İstanbul Üniversitesinde Doktoramı tamamladım. 1993-2016 yılları arasında üniversitede akademik personel olarak görev yaptım. Aldığım Eğitimler (Eğitimi Veren, Eğitimin Konusu, Eğitimci, Eğitim Tarihi sırasında verilmiştir): 1- PSİKONET, Şema Terapi: Model ve Teknikler eğitimi, Psikiyatrist Dr. H. Alp Karaosmanoğlu, Ekim 2013; 2- CBTISTANBUL, Kognitif Terapi İlkeleri & Depresyon Tedavisinde Uygulanması, Dr. Emel Stroup, Kasım 2013; 3- CBTISTANBUL, Kognitif Terapinin Anksiyete Tedavisinde Uygulanması, Dr. Emel Stroup, Aralık 2013; 4- CBTISTANBUL, Kognitif Terapi Yönelimli Klinik İlk Görüşme & Terapi Becerileri, Dr. Emel Stroup, Eylül 2014.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*